DOLAR

18,5850$% 0.16

EURO

18,3611% 0.71

STERLİN

21,0917£% 0.18

GRAM ALTIN

1.020,23%0,65

ÇEYREK ALTIN

1.664,00%0,12

BİTCOİN

฿%

a
Binance Üye Ol!
MXC Üye Ol!
Feza Şen

Feza Şen

06 Eylül 2022 Salı

Hekimlerde Beyin Göçü…

Hekimlerde Beyin Göçü…
blank
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türk Dil Kurumu’na göre Beyin Göçü; “İleri düzeyde donanıma sahip olan kişiler (bilgi, sertifika, diploma, belge vb.) ve bilim insanları ile uzmanların bir başka ülkede yerleşip çalışmak amacı ile kendi ülkelerinden ayrılması” olarak tanımlanıyor.

Hekimlerimizin yurt dışına meslek icra etmek için gitmeleri, bir beyin göçüdür, dikkat!…

Bir hekimin yurt dışına meslek icra etmek için gidebilmesi için gerekli belgelerden biri Türk Tabipler Birliği’ne bağlı Tabip Odaları’ndan alınan iyi hal belgesi… Hal böyle olunca, hekimlerden yurtdışına gitmek için başvuranların sayı, branş dağılımını izlemek mümkün.

2020 yılında yurt dışına gitmek için başvuru yapan hekim sayısı 947 iken 2021’de ise sayı 1.405 oldu.

TTB kayıtlarına bakıldığında ise son yıllarda ülkemizde, özellikle sağlık alanında beyin göçü hızlandı.

Son 10 yılda yurt dışına gitmek isteyen hekim sayısı 24 kat arttı.

TTB kaynaklarına göre de 2022 yılının ilk 8 ayında ise sayı 1.688’e ulaştı.

Ve Ağustos 2022 ise bir rekor gerçekleşti, bir ayda 281 başvuru…

Bu vahim durum, bizleri hem üzmekte hem de korkutmakta.

Çünkü gidenler hekim… Ve sağlık olmazsa olmazımız…

  • Bu gidiş ivmesi böyle devam ederse ülkemizde durum ne olacak?
  • Sağlık hizmetleri nasıl işleyecek?
  • Sağlık Turizminde, ülkemiz dünyada ilk beşe girerken hekimlerin göçü neye, kime hizmet edecektir?
  • Kısa vadede özel sektörde çalışan hekimlerinin kamuya geçişini özendirseniz bile sonuç değişmez ki…

Kamuyu özendirmekle ülke dışına gidişi durduramazsanız durum vahim demektir.

Geçtiğimiz günlerde de Prof. Dr. Melih Bulut, “Beyin Göçü: Türkiye geleceğini kaybediyor mu?” başlıklı bir yorum makalesi ile bizlerdeki düşünceyi de derinleştirdi. Sayın Hocamız diyor ki;

Biz “Giderlerse gitsinler” derken, herkes Türk sağlıkçılarının peşine düştü

Hâlbuki bu topraklar Hipokrat’ı yetiştirmiş; Asklepeion, Gevher Nesibe gibi zamanının efsane sağlık kurumlarını bağrında taşıyan; tüm hekimleri ve sağlıkçılarının bu genetik mirasa sahip olduğu, her zaman üst seviyede sağlık hizmeti vermeyi amaç edinmiş kıymetli insanlara sahipti. Sıtma mücadelesi gibi, son yıllardaki sağlık turizmindeki başarı gibi kendisine sunulan imkânların arttığı her dönemde büyük işler başarmışlardı. YÖK ile getirilen akademik olarak yükselebilmek için iyi derecede yabancı dil bilme ve uluslararası düzeyde yayın şartı Türk hekimlerini ve sağlıkçılarını dünya sahnesine taşıdı ve onların bilgi ve becerilerinin tanınmasına sebep oldu.

İşte bu nedenle örneğin Almanya, sadece 6 aylık bir dil kursu ile Türkiye’den insan kıymeti transfer etmeye başladı. Ayrıca birkaç senedir sağlık dünyada, yılda 8 trilyonu aşan mali hacmiyle gıda ve tarım sektörünün önüne geçerek lider sektör olmuştu. Yaşlılık, kronik hastalıklar, kanser, diyabet, alzheimer evrensel sağlık; dolayısıyla ekonomik ve sosyal ağır sorunlar haline gelmişti. Zaten COVİD-19 sağlığın ne kadar önemli olduğunu tüm dünyaya ve yönetimlere gösterdi, iyi sağlık hizmetinin de ancak iyi bir sistem ve iyi sağlıkçılarla olabileceğini de… İşte bu nedenle biz “giderlerse gitsinler” derken, herkes Türk sağlıkçılarının peşine düştü.”

İşte tamda bu tespitler, Türk Hekimlerinin ne kadar değerli olduğu gösteriyor.

Ne yapacağız, sağlık hizmetlerinde yeni bir planlamaya ihtiyaç var mıdır?

Sağlık, vatandaş için tam bir iyilik halidir. Anayasal bir haktır.

Sağlık hizmetleri ise teknik donanım ve nitelikli sağlık insan gücünün birleşimi ile sunulur.

Sağlık hizmetleri sunumu ise öncelikle koruyucu sağlık hizmetleri sunumu ile gerektiğinde ihtiyacı olanlara teşhis, tedavi ve rehabilite edici hizmetlerinin sunumudur.

Öncelikli görev ise düzenleyici ve denetleyici otorite olarak kamusal yönetime düşmektedir.

Dünyada ve ülkemizde kronik hastalıklar artmakta, pandemi ile birlikte her daim yeni bir bulaşıcı hastalık riskleri de kapıdadır.

Günü kurtaran politikalar ile hekimlerin beyin göçü durdurulabilecek midir?

Yurt dışına giden hekimlerin profilleri analiz edilmelidir.

Gidenlerin genç hekimlerden oluşması da ayrı bir sıkıntının doğacağına işarettir.

  • Sağlık ve biyoteknolojinin gelişimi tüm dünyada ivme kazanarak devam ederken, farklı dil bilen, her biri teknoloji okuryazarı olan, üretici güçlerinin en taze zamanlarındaki hekimlerin yurt dışına gidişlerini önleyebilmeliyiz. Ülkemizde kaldıklarında yarınlarının daha güvenli olacağını onlara hissettirmeliyiz…. Nasıl mı?…

Prof. Dr. Melih Bulut hocamızın dediği gibi:

“Hekim ve sağlıkçı eğitiminden kurum örgütlenmelerine, sağlık finansmanından ilaç sektörüne, tıbbi cihaz ve malzeme üretiminden inovasyona sağlığın her alanında yepyeni yaklaşımlar geliştirmeli ama önceliği sağlıktaki insan kıymetlerimizin yaptıkları fevkalade ağır ve değerli işte mutlu olmalarını sağlamaya vermeliyiz. İçine koyacak iyi hekimleriniz, hemşireleriniz, sağlıkçılarınız yoksa dünyanın parasına mal ettiğiniz devasa şehir hastanelerinin duvarları ve donanımı, kendi başına kimseyi tedavi edemiyor.”

Sizce de çözüm; “Yeni bir sağlık hizmetlerinde planlama ile yeni bir sağlık hizmetleri dönüşümü yapmakla olabilir mi? “

Dr. Feza Şen – 0 532 277 88 27  – Mail: [email protected]   &   [email protected]

Devamını Oku

Hekimlerin Performans Ödemeleri Artıyor(MU)

Hekimlerin Performans Ödemeleri Artıyor(MU)
blank
0

BEĞENDİM

ABONE OL

HEKİMLERİN PERFORMANS ÖDEMELERİ ARTIYOR(MU)

Çok teknik hazırlanmış yasanın içeriğinde hekimlere yansıyacak iyileştirme rakamları net olarak görülemese de yasanın detaylarında performans ödemelerinin artacağını görüyoruz…

Bizim ilgilendiğimiz nokta; net olarak hekimlerin elde ettiği faydaları görebilmek, şüphelerimizi de sizlerle paylaşabilmek…

Döner sermaye ödemeleri nasıl olacak…

  • Hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının sabit döner sermaye ödemeleri, üniversite hastaneleri de dâhil olmak üzere genel bütçeden ödenecek ve performans tavanları da artan sabit kadar arttırılacağından bu hekimlere pozitif ödeme olarak yansıyacak bir düzenleme…

Ayrıca kanun taslağı 5. Maddesine göre ise;

  • “Bakanlık bağış, faiz ve kira gelirleri dışındaki döner sermaye gelirleri, Sosyal Güvenlik Kurumundan elde edilen tüm kaynaklar ile diğer nakit kaynaklarını personele ek ödeme dağıtımında Dağıtılacak ek ödemenin yıllık toplamı, dağıtımda kullanılabilecek toplam tutarın yüzde ellisini aşamaz.”

Hükmüne göre sadece hastane gelirleri değil döner sermayeye aktarılan genel bütçe kaynaklı gelirler de performans dağıtımında kullanılabilecek.

Bu gelişmeler ile de hem hekimlere yapılan iyileştirme daha da artacak hem de sistemde hastaların memnuniyeti daha pozitif olacak…

Lakin nakit kaynakların içinde sağlık turizmi gibi farklı bir gelir kalemi veya Maliye Bakanlığı tarafından aktarılan ek ödenek sürekli olacak mı(?) bilmiyoruz ve uygulama çıkarılacak yönetmelikte netleşeceği için düzenlemelere şüphe ile bakanlar tabi ki olacak…

Yine; tüm hastanelerin geliri bakanlık havuzunda toplanacak ve hastaneler kendi dağıtacağı limiti artık belirleyemeyecek. Hiç değişken döner sermaye almayan hastane artık bir ücret alacak ki bu ilk bakışta güzel görünen bir şey olsa da ilerleyen zamanlarda Bakanlık tarafından dağıtılan döner sermaye oranının azaltılmayacağı da bir başka soru olarak akıllara gelmekte…

Yoğun çalışan hastanelerin ödeme dengesi, hastaneler arası döner sermaye dengesi sağlanırken hakkaniyetli ayarlanabilecek mi?  Ay sonunda çok ameliyat yapıp 40.000 puan yapan ile çok poliklinik yapıp 40.000 puan yapan aynı branşlarda farklı hastanelerin hekimi eşit ücret mi alacak?

Cerrahi operasyon risklerinin, döner sermaye ödemelerine pozitif olarak yansımaması halinde, “cerrahi operasyonlardan kaçış tetiklemesin” diye cerrahi uygulamaların için ayrıca da teşvikler olmalı…

Önemsediğimiz bir noktada; ilgili yasa taslağında maksimum dağıtılacak oran %50 yazarken, minimum bir oran ve tutar da belirlenebilirdi. Yönetmelik ile belirlenecek uygulama detayları; yasa taslağının en kritik noktası ve güven sarsıcı olmadığı müddetçe, yapılan çalışma hekimlerin lehine olacaktır.

  • Ve bu işin kritik yönü belki de mahsuplaşma…

Öncelikle değişiklik öncesi; döner sermaye dağıtımlarında, hastane gelirleri üzerinden yaklaşık % 47’si dağıtılıyordu. Bu orana göre belirlenen dağıtılacak rakam miktarından da personele ödenen sabit döner sermaye miktarları da (mahsup ediliyordu) düşülüyordu. Hastane döner sermaye havuzunda geriye kalan miktar olursa da değişken döner dağıtımı yapılıyordu. Her yıl artan maaş miktarları ile de sabit ödemeler artınca geriye dağıtılacak bir döner sermaye rakamı kalmayabiliyordu.

Mahsuplaşma eski haliyle kalırsa, yeni sistem iyi olsa da geriye ek dağıtım için para kalabilecek mi?

Sorusu da genel bütçeden, döner sermayeye aktarılacak miktar ile aşılmak istense de bu husus yasada netleşmiyor. Uygulama yönetmeliği görmek önemli.

HEKİMLERİN PERFORMANS ÖDEMELERİ ARTIYOR(MU):  Yasa ile yapılan düzenlemenin netliği ise çıkarılacak yönetmelik ile belirginleşecek…

Her ne kadar performans havuzuna hastane gelirleri dışında bütçe aktarımları olsa da bu aktarımlar için Maliye Bakanlığı görüşü ile Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenebilecek olması nedeniyle belki de sistem; dinamik bir şekilde, değişebilir koşullarda yönetilecek.

  • Ödenecek rakamların değişkenliği ise bir müddet sonra başka bir sıkıntıya yol açabilir mi, bu ay ödenen miktar sonraki ay ödenecek mi, Maliye Bakanlığı bu bütçe aktarımına sürekli izin verecek mi?

Sorularını akıllara getirmekle birlikte bu soruların cevabı da siyasi kararların gücünde gizli…

Olayı tam görebilmek için kanunun yasalaşması sonrasında çıkarılacak yönetmeliğin içeriği önemli…

Tabip ve diş tabiplerinin emeklilik /ek gösterge katsayılarının yükseltilmesi olumlu

Şu anki katsayıya göre yaklaşık uzman hekimde, pratisyen ve diş hekimleri için 1.650 TL kadar ilave ödeme yapılacak.  Ancak gösterge rakamı daha yüksek olabilirdi. 

Bu haliyle zam bir hekimin aracına verilen bir depo benzin ücreti olmaktan öteye gidemeyecek…

Tabanın gösterge rakamı beklentisi de; 40 binli gösterge rakamlarında…

Emekli olan hekimler için ödenen ilave emekli aylığı oranı da artırılmıştır.

Emekli uz tabiplerin ek ödemesi 6.100 TL, emekli pratisyen hekimlerin ise 4.700 TL civarına çıkıyor.

Daha öncesinde kanun taslağı ile verilmek istenen haktan 2008 sonrası hekimler faydalanamıyordu artık 2008 sonrası da faydalanacak gibi durmakta.

  • Yine bu ilave ödemeden emekli olup sigortalı çalışmaya devam eden hekimler faydalanamıyor.

Ayrıca 4B (bağkur) ve 4A (SSK) sigortalısı olarak emekli olan hekimler de faydalanamıyor.

Bu eşitsizlikte ivedilikle giderilmeli…

  • Yasa ile artan döner sermaye ek ödemelerinin emekliliğe yansıması için emeklilik prime esas hale getirilmesinin de memnuniyet verici olacağı her daim hatırlanmalıdır…

 

Amacımız hekimlerimizin yanında olmak, motivasyonlarını artırmaktır.  Şüpheleri söylemek tenkit değil, mümkünse düzeltilebilmesini sağlamaktır. Hekim sorunlarının çözümü ve hekimlerin hak ettikleri şartlara ulaşması, öncelikli isteklerimizdir…

 

Dr. Feza Şen – 0 532 277 88 27  – Mail: [email protected]   &   [email protected]

Devamını Oku