DOLAR

17,9645$% 0.12

EURO

18,5467% 0.03

STERLİN

21,9274£% 0.02

GRAM ALTIN

1.031,36%-0,12

ÇEYREK ALTIN

1.686,00%-0,12

BİTCOİN

429799฿%-2.42111

a
Bitcoin ile nasıl para kazanılır?
Bitcoin ile nasıl para kazanılır?
Eylül Urhan

Eylül Urhan

16 Temmuz 2022 Cumartesi

Şiddetin Baş Kahramanları

Şiddetin Baş Kahramanları
blank
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Şiddetin Baş Kahramanları.. Sosyal medyanın, geleneksel medyadan temel farkı bireyselliği ön plana çıkartması ve söylemleri normalleştirmesi ve doğallaştırmasıdır. Bu mecrada insanlar; toplumsal beraberlik ruhundan uzaklaşarak, kendilerini aynı dünyayı paylaştıkları varlıklarla eşit olarak görmeyip, ayrı dünyaların insanları gibi görmeye başlamışlardır. Böylece, ‘biz’ anlayışından, ‘öteki’ anlayışına geçiş yapılmıştır.

Salgın demografik, psikolojik, sosyoekonomik açıdan hayatı etkilemiştir. Bunun etkilerini görmeye başladığımız bir dönemdeyiz. Salgın döneminde fiziksel mesafenin artması, sosyal medya kullanımındaki talebi arttırmıştır. Bu süreçte kahramanlaştırılan, özverilerinden söz edilen, varlıkları önemsenen sağlık çalışları taktir edilmeye başlanmıştır. Bu 1,5 yıllık süreç eski haline çabuk gelmiş ve sağlık çalışanlarına yönelik sözel ve fiziksel şiddet geçmişten daha yaygın bir şekilde yerini almaya başlamıştır.

Sosyal medyanın, kişilerin kitlelere duygularını ifade etme konusundaki erişim hızı şiddet olaylarının yaygınlaşmasında destekleyici olmuştur. Bir gurup insan, karşılıklı anlaşma yolunu şiddette bulmuş ve içindeki bireysel kini olaylara yansıtmıştır, bu da şiddeti körüklemiştir. Sağlık personelinin davranışlarına, mesleki yetersizliklerine, şiddeti hak ettiklerine yönelik bir takım kalıp yargılar yaygınlaşmıştır. Bu yargılar bir sağlık çalışanını öldürmeyi hak gibi görebilecek kadar ileri gitmiştir. Nitekim, DR. Ekrem Karakaya’nın görevi başında, bir hasta yakını tarafından öldürülmesi ile sağlık çalışanları ve bir kesim halk arasındaki çatışmayı alevlendirmiştir. Bu vahim olayın akabinde geleneksel medyada ve özellikle sosyal medyada eskisinden daha çok sağlık çalışanlarına yönelik şiddet haberleri gelmeye başlamıştır. Bu tip kinci davranışta bulunanlar, kendilerine olumlu bir üst benlik oluşturarak; öteki diye adlandırdıkları, kategorize ettikleri sağlık çalışanlarını aşağı çekmeye ve ötekileştirmeye çalışmaktadırlar.

Sağlıkta şiddetin önlenmesi kapsamında yasal iyileştirmelere gidilmiş ancak verilen cezaların caydırıcılığının ve uygulanabilirliğinin yetersiz kaldığı görülmüştür. Bu durum şiddeti bir araç olarak kullanan kesim tarafından, ‘istediği hizmeti alma’ yolu olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Sağlıkta şiddetin önlenmesi amacıyla yasal düzenleme ile birlikte, fiziki ortam güvenliği, hastane içi denetimin artırılması, personel sayısının arttırılması, tüm iletişim ağları kullanılarak birleştirici, sağlık çalışanlarının özverili çalışma koşullarına yer veren ve eğitici kamu spotları yayınlanması, hastane içindeki sayıca fazla refakatçilerin azaltılması, şiddet mağduru personele yeterli hukuki ve psikolojik desteğin sağlanması, şiddet olayının raporlanmasının sağlanması, sağlık çalışanlarının şiddeti önleme ve duygu ve davranışlarını yönetme konusunda hizmet içi eğitimlerle bilgilendirilmesi önerilebilir.

Sağlık personelleri eğitimleri gereği sağlık dağıtmayı öğrenmiştir; vefasızlık ve terör boyutuna varan sağlık çalışanlarına şiddet vakaları ile adeta savaşmanın eğitimini almamışlardır. Şiddete karşı önlem için mevcut durum ve şartlarda iyileştirme yapılması gerekmektedir.

Teşekkürler.

Eylül Urhan
Uzman Hemşire

Devamını Oku

Yeni Sosyal Medyada Hemşireler

Yeni Sosyal Medyada Hemşireler
blank
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yeni Sosyal Medyada Hemşireler..

Birleşmiş Milletlere Bağlı Uluslararası Telekominikasyon Birliği (ITU) 2021’de 4,9milyar kişinin internet kullandığını açıkladı. Dünyadaki iletişim ve bilgi teknolojilerinin ve internetin kullanımının hızlı artışı yeni sosyal medyaların da hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmasını sağladı. Tüm dünyada ve Türkiye’de yeni sosyal medya kaynakları sağlık alanında da toplumun
görüşlerinin şekillenmesinde, kamuoyunda gündem oluşturmada yaygın ve etkin bir yol olduğunu hepimiz biliyoruz.

Örneğin; 1990 yılında Amerika Hemşireler Derneğinin başlattığı, hemşirelerin sağlık sistemine ne gibi katkılarının olduğunu anlatmak için başlatılan ‘her hasta gerçek bir hemşireyi hak eder’ kampanyası kamuoyunu hemşireler lehinde şekillendirmiş ve hemşire yerine daha düşük eğitimli yardımcı sağlık personeli istihdamında geri adım atılmıştır. Medyanın kullanımındaki artış yakın geçmişe dayansa da COVİD-19 Pandemisi ile beraber, anında bilgi kolaylığı sağlaması etkisini daha da arttırdı. Toplumda hastalar kadar sağlık çalışanları da bu yeni medyadan sağlıkla ilgili bilgiye ulaşmak, yaymak ve paylaşmak gibi alanlarda faydalandılar. Ülkemizden bir örnek verirsem; Yönetici Hemşireler Derneği (YÖHED), salgının başladığı günden bu yana, THD ve diğer özel dal dernekleri ile iş birliği ve etkileşim içinde hareket ederek kriz döneminde yönetici hemşirelerin yanında olmaya çaba göstermiştir. Bu bağlamda, “COVID-19 salgını: Yönetici Hemşireler İçin Rehber” kitapçığını oluşturmuştur.

Ayrıca THD ve dal dernekleri, bilimsel etkinlikler yaparak ve sosyal medya aracılığıyla meslektaşlarıyla paylaşımlarda bulunmuşlar, görsel medyada görüşlerini aktarmışlardır. Bu toplu hareketler zamanla sağlık profesyonelleri arasında bireysel hak savunuculuğu olarak da evrilmiş, sağlık alanındaki mağduriyetleri, sağlıkta şiddeti, mobingi yasal çerçevede dile getirerek toplumda anlaşılmak istenmiş ve sağlık ile ilgili yasalarda ve ücretlendirmede iyileştirme talep etmişlerdir. Tartışma odaları açıp, alanında uzman
profesyonelleri dinleyip fikir alışverişinde bulunmuşlardır. Topluma çok yakın çalışan, uzun süre iletişim kurma şansı bulan hemşireler; görevlerini yerine getirirken bilgi teknolojilerinden ve iletişim ağlarından daha fazla yararlanıyorlar.

Ülkemizde hemşirelerin %85’ inden fazlası sosyal medya kullandıklarını belirtmişlerdir. Meslek ile ilgili kullanım alanları; meslekler arası bilgi alışverişi, ülkelerin sağlık politikalar, hemşirelik bakımdaki yenilikler, araştırma, anket ve projelerin yaygınlaşması, deneyim paylaşımı, uzman paylaşım takibi, tartışmalara katılma gibi sıralanabilir. Hem bireysel hem de örgütsel olarak hemşireler medya savunuculuğu yaparak eleştirel düşünce yöntemlerini kullanarak, mesleğin tanınırlığını, sağlık ve hemşirelik ile ilgili
politikalar oluşturulmasında daha etkin davranarak kamu yönetimini ve karar yapılarını etkileyebilirler. Hemşireler ayrıca görünür olmak istiyorlarsa; eğitime yatırım yapmalı, mesleki araştırmalarda yer almalı bu araştırmaları kliniğe taşıyarak hasta bakımına entegre etmeli, uzmanlık alanlarına göre kadrolaşmalı ve istihdam edilmelidir.
Sosyal medya kullanımının tıp etiği, hasta hakları ve iş veren açısından yarattığı endişeler beraberinde yasal düzenlemeleri getirmiştir. Hemşirelik alanında önemli uluslararası
kuruluşlar sosyal medya kullanımına yönelik birçok belge ve doküman yayınlamışlardır. Hasta haklarına ve merhametine saygı, kurum politikaları saygı ve özen gösterilmesi gereken önemli bir konudur.

BAZI ÖNERİLER;

  • Hasta mahremiyetine özen gösterilmelidir.
    Kurum politikalarına dikkat edilmelidir.
    Profesyonel sınır korunmalıdır.
    Kanıtlanmış veriler paylaşılmalıdır. Şüphe duyulanlara beğeni ya da paylaşım
    yapılmamalıdır.
    Hastalar hakkında uygunsuz yorumlar yapılmamalı, zorbalık, göz korkutma veya insanlar
    istismar edilmemelidir.
    Uzmanlık alanına girmeyen konular hakkında tartışmaya girilmemelidir.
    Meslektaşlar ile iş birliği içinde olup, meslek açısından yararlı bilgileri paylaşmalıdırlar.

Saygılarımla, Uzm. Hemşire Eylül URHAN

Devamını Oku