DOLAR

18,5823$% 0.15

EURO

18,3684% 0.74

STERLİN

21,1396£% 0.41

GRAM ALTIN

1.019,55%0,58

ÇEYREK ALTIN

1.660,00%0,00

BİTCOİN

365014฿%2.4133

a
Binance Üye Ol!
MXC Üye Ol!
Ercan Mattaoğulları

Ercan Mattaoğulları

26 Temmuz 2022 Salı

6331 İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Kapsamında Sağlıkta Şiddet

6331 İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Kapsamında Sağlıkta Şiddet
blank
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sevgili dostlar!

Özellikle son dönemlerde sıkı sık şahit olduğumuz sağlık kurum ve kuruluşlarında sağlık personeline, hasta ve hasta yakınlarının fiziksel ve sözel şiddet olgusunu 6331 sayılı kanun ve ona bağlı olan yasal mevzuat çerçevesinde irdelemek istiyorum.

6331 İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Kapsamında Sağlıkta Şiddet

Malumunuz üzere geçtiğimiz günlerde Konya’da bir hekim arkadaşımızın görevi başında alçakça şehit edildiğini hepimiz büyük bir üzüntü ve öfke ile izledik ve yaşadık.Yüce Tanrıdan Dr.Ekrem KARAKAYA kardeşimize sonsuz rahmet diliyorum.Ne kadar ilginçtir ki Bankalarda kredi başvurusu yaparken sessiz sedasız saatlerce bekleyen insanların,bir sağlık kurum ve kuruluşuna gittiğinde orada kendisine  hizmet eden sağlık personeline sesini yükseltmesi,fiziksel ve sözel şiddete çok kolay bir şekilde temayül etmesi elbette ki Toplum Psikolojisinin doğrudan konusu olmakla beraber,biz İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyonelleri açısından da, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında, kangren olmuş bu yaraya ne tür bir çözüm veya çözümler getirilebilir ayrı bir değerlendirme konusudur.

Yataklı Tedavi Sağlık Kurum ve Kuruluşları, yani hastaneler İş Sağlığı ve Güvenliği Yasal Mevzuatımızda “ÇOK TEHLİKELİ İŞYERİ” sınıfında olup ilgili yasal mevzuat kapsamında hem tesis hem de çalışana yönelik alınacak önlemler de yine bahsolunan bu tehlike sınıfına uygun bir şekilde paralellik arz etmek zorundadır.

Şöyle ki 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu işverenin genel yükümlülüğü kısmı

4.maddesinde  – (1) İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;

  1. a) Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.

Bakınız burada bir ibareye dikkatinizi çekiyorum o da “ her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması,” işte iş güvenliği mevzuatının belki de en önemli, en kapsamlı ve en çetrefilli hükmü bence burasıdır. Örneğin; tesis ve çalışan güvenliğini sağlarken her türlü tedbirin alınması ve organizasyonun işverence yapılması gerektiği hususundan kastedilen ne olmalıdır ? sorusuna buradan cevap arayalım isterseniz!

Sevgili dostlar!

Sağlıkta Şiddeti Önleme başlı başına bir sistem meselesidir.Bu konuya bütüncül bir konseptle yaklaşılması gerekmektedir.. Sağlıkta Şiddetin çözümüne yönelik sac ayakları hepimizin malumudur ki;

1-Politika Ayağı

2-Halk Eğitim Ayağı

3-Teknik Donanım ve Nitelikli Personel (Güvenlik Personeli)İstihdamAyağı

4-Hastane Yönetimi(Işveren)Ayağı gibi

Hastanelerimiz için, en üst düzey sağlık politikası karar verici mercii olan Sağlık Bakanlığımız sağlıkta şiddeti önlemeye yönelik olarak;ilk başta hastanelerde Yeşil Alan uygulamasının Hastane Acil Polikliniklerinden kaldırılması ile işe başlayabilir. Bu bile şiddet olaylarını en az %50 düşürecektir, ilk öncelik bu olmalı diye düşünüyorum. Kesinlikle Yeşil Alan uygulaması kaldırılmalı Hastanelerimizin Acil Polikliniklerine sadece, gerçekten Tıbbi Acil tanımına uygun vakalar kabul edilmelidir. Yeşil Alan uygulaması hastane dışında başka fiziki bir alanda gerekirse semt poliklinikleri mahareti ile yürütülmelidir.

 

Sağlıkta şiddet olgusunun Halk Eğitim ayağı, tabi ki devletimizin teşviki ile Milli Eğitim Bakanlığı,üniversiteler ve ulusal düzeyde faaliyet gösteren, görsel ve yazılı ulusal düzeyde faaliyet gösteren basınımızın, medyamızın doğrudan alanına girmekte olup, bu süreçte ciddi manada destekleri sözkonusu olmalı ve halkımızı bilinçlendirme etkinlikleri kapsamında spot  filmler, eğitsel uyarıcı görsel materyaller ile sürece katkıda bulunmaları sağlanabilir.

Hastanelerde acil servis girişleri en kontrolsüz olan noktalardır. Telaşın hengâmenin korku ve tedirginliğin yoğun olarak yaşandığı alanlardır acil servisler.10 tane girişi olan bir hastaneye 10 tane detektör kapının nasıl konulacağı ve bu kapılara 24 saat vardiya düzeninde  personelin nasıl konulacağı iyi analiz edilmelidir.Ayrıca; taşıma ruhsatlı tabancası olan sivil kıyafetli bir kolluk kuvveti görevlisine güvenlik personeli söz geçiremez. Bu nedenle 6136 sayılı Ateşli Silahlar Ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanununun ek 1. maddesine göre silahla girilemeyecek yerler hükmüne “Tüm Sağlık Kurum ve Kuruluşları ”ibaresi eklemelidir.

Sağlıkta Şiddet malumunuz üzere bir Tesis Güvenliği ve Çalışan Güvenliği makro problemi olarak gözümüzün önünde tüm gerçekliğiyle dururken; hastanelerde, kaç ana giriş kapısı var, kaçı kaç saat aktif ya da kaçı kaç saat pasif ya da kilitli, acil çıkış kapılarının durumu, güvenlik görevlisi sayısı, güvenlikçilerin vardiya düzeni ve çalışma zamanı periyotları ile vardiyalarında ziyaret etmiş oldukları tesis kontrol noktalarının yerleri, Tesis İç Güvenlik Planında ki risk öngörüleri, oldukça önemli ve fizibilitesi yapılması gereken idari düzenlemelerdir. Sağlıkta Şiddeti önlemeye yönelik yapılan iş ve işlemlerde sadece teknik bir kaç düzenleme yeterli olmaz, ben çok iyi biliyorum ki hastanelerimizde ciddi bir güvenlik personeli eksiği bulunmakta bu çalışmalar yapılırken yine kervan yolda düzülür saçmalığına, bu sürecin kurban edilmemesi gereklidir. İnanınız kapılara metal detektörlü turnike kapı koymak ve el detektörü koymak sağlıkta şiddeti önleme konseptinin en son ayaklarından biridir ve tabi ki yapılmalıdır.

Bu arada her türlü tedbire rağmen gerçekleşebilecek bir şiddet olayında yine, sağlık personelinin ,6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanununun 13.maddesi gereğince  “can güvenliğini tehdit eden bir durumda, hemen çalıştığı ortamı terk ederek güvenli bir alana geçmesi ve kısa süreli de olsa hizmetine ara vermesi hakkı bulunmaktadır.

Hülasa sevgili dostlar, sağlıkta şiddeti önlemeye yönelik sistemik bir yaklaşımda bulunulmalı ,şiddet olaylarında caydırıcılığı yüksek olan hukuki, idari ve sosyal düzenlemeler yapılması gerektiği de unutulmamalıdır.

Hepinize kazasız ve belasız günler diliyorum.

Ercan MATTAOĞULLARI
A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU

Devamını Oku

Covid-19 Özelinde Sağlık Çalışanlarının Biyolojik Risk Etmenlerine Maruziyeti ve Korunma Tedbirleri

Covid-19 Özelinde Sağlık Çalışanlarının Biyolojik Risk Etmenlerine Maruziyeti ve Korunma Tedbirleri
blank
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Covid-19 Özelinde Sağlık Çalışanlarının Biyolojik Risk Etmenlerine Maruziyeti ve Korunma Tedbirleri..
Değerli dostlar, malumunuz üzere yaklaşık olarak 2 senelik bir zaman sürecinde en başta ülkemiz olmak üzere tüm dünyayı etkisi altına alan küresel bir salgın hastalık ile karşı karşıyayız. Doğal
olarak bir nevi küresel biyolojik bir savaşın içindeyiz. Coronavirus yaygın adı ile Covid 19 virüsünün neden olduğu pandemi de bu küresel biyolojik savaş halinin öncü savaşçıları sağlık personelidir. Bu yorucu yıpratıcı ve ölümcül sonuçları olan süreçte kaybettiğimiz bu virüse yenik düşen ve vefat eden
görev şehidi olan(bana göre)bir çok sağlık çalışanı arkadaşımız oldu onlara hepinizin huzurunda Yüce Tanrım’dan sonsuz rahmet diliyorum.

Sevgili dostlar!
Covid-19 salgını özelinde sağlık çalışanlarımızı korumaya yönelik gerek bakanlık düzeyinde gerekse taşra düzeyinde bir çok önlem alınmış ve sahada uygulanmıştır. Yasal Mevzuatımız olan 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu 2012 yılında çıkarılmış ve odağına statü farkı olmaksızın tüm çalışanları almıştır. Yine 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanununa bağlı olarak çıkarılmış ikincil mevzuatlar mevcut olup bunlardan bir tanesi de hatta sağlık personelinin bu pandemi döneminde güvenli ve hijyenik
çalışma koşullarında çalışmasını esas alan ve mesleki biyolojik risk maruziyetinin engellenmesine matuf ve vakıf bir yönetmelik olan, ”Biyolojik Etkenlere Maruziyet Risklerinin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik”tir.

Saygıdeğer sağlık çalışanı dostlarım!
Yukarıda bahsini yaptığım ilgili yönetmeliğin Risk düzeyi başlığı 5.maddesinin c) fıkrasında Grup 3 biyolojik etkenler: İnsanda ağır hastalıklara neden olan, çalışanlar için ciddi tehlike oluşturan, topluma yayılma riski bulunabilen ancak genellikle etkili korunma veya tedavi imkânı olan biyolojik etkenler. tanımlaması mevcuttur. Yönetmelikteki bu tanıma göre Covid-19 enfeksiyon etkeni 3.Grup biyolojik etkenler sınıfındadır. Şöyle ki tanıma baktığımızda ,insanda ağır hastalıklara neden oluyor,sağlık çalışanları ve
diğer çalışanlar açısından ciddi tehdit oluşturuyor toplumda yayılma riski zaten bulaşı hızı düşünüldüğünde oldukça fazla ki dünya geneli bir salgına neden oluyor ve nihayetinde günümüz
şartlarında etkili tedavisi ve aşı ile korunma imkanı da olan bir hastalık olarak karşımıza çıkıyor. O halde madem ki böyle bir küresel biyolojik risk etmeni ile karşı karşıyayız etkin korunma ve tedavi yöntemleri en başta biz sağlık çalışanlarının en güçlü argümanı olmak zorundadır.İşte sağlık çalışanının Covid -19 etkeninden korunması ve çalışan sağlığı bakımından en önemli husus sağlık personelinin biyolojik risk etmenine yoğun olarak maruz kalabileceği çalışma ortamlarında maruziyet süresini en aza indirmek suretiyle mevcut viral yükünün minimize edilmesidir.Kaldı ki yine aynı yönetmeliğimizin Risklerin azaltılması başlığı
8.maddesinde – (1) İşveren, işyerinde biyolojik etkenlere maruziyet riskinin azaltılması için aşağıdaki önlemleri alır: a) Yapılan risk değerlendirmesi sonucunda, çalışanların sağlık ve güvenliği için risk olduğu ortaya çıkarsa, çalışanların maruziyetini önler. b) Bunun teknik olarak mümkün olmadığı hallerde, yapılan iş ve risk değerlendirmesi dikkate alınarak,
sağlık ve güvenlik yönünden yeterli korumayı sağlayacak şekilde, çalışanların maruziyet düzeyinin en aza indirilmesi için özellikle aşağıdaki önlemleri alır:

1)Maruz kalan veya kalabilecek çalışan sayısı, mümkün olan en az sayıda tutulur.
2) Çalışma prosesleri ve teknik kontrol önlemleri, biyolojik etkenlerin ortama yayılmasını önleyecek veya ortamda en az düzeyde bulunmasını sağlayacak şekilde düzenlenir. Denilmektedir.
Burada 3 önemli husus göze çarpmaktadır. Biyolojik Risk Etmenlerine Maruziyet riskini kabul edilebilir
düzeye veya güvenli sağlıklı bir düzeye indirebilmek için ;
1-Sağlık Personelinin Pandemi şartlarında yaptığı göreve ilişkin spesifik bir risk değerlendirmesinin
yapılması
2-Biyolojik risk Etmenlerine maruziyet riskinin en fazla olduğu hizmet birimlerinde/kliniklerde ve
servislerde(Özellikle Covid-19 klinik ve yoğun bakım klinikleri) sağlık personelinin en az kişi ile minimum
sürede iş görmesinin temini ki sağlık personelinin viral yükünün azaltılmasının en etkin yöntem ve usülü
budur.24 saatlik çalışma düzeni hele ki bu pandemi şartlarında, yasal mevzuata ve insani değerlere ne
kadar uygundur takdirini siz değerli okuyuculara bırakıyorum.
3-Çalışanların hizmet prosesleri,çalışma süreleri,vardiyaları ile çalışma ortamlarının hijyenik ve kontrol
edilebilir güvenli refah bir çalışma düzeni organizasyonu tesis edilmesi hususudur.
Burada tabiki personel azlığı ve kıt insan kaynakları ile bir salgın mücadelesi yapıldığını da göz ardı
edemeyiz.

Sevgili dostlar !
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gayet medeni insani ve anlaşılabilir bir kanun olup işyerlerinde kamu özel fark etmez işverenlere yükümlülükler ve sorumluluklar yüklediği gibi,çalışanlara da
sorumluluklar ve yükümlülükler yüklemiştir. Biyolojik risk etmenlerine maruziyetin yoğun yaşandığı hastanelerimizde sağlık personeli ve diğer tüm personel işveren/başhekimlik makamının iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine ilişkin vermiş olduğu tüm talimatlara sorgusuz sualsiz uymak zorundadır. Örneğin yine ilgili yasal mevzuat gereğince hastanelerimizde işyeri sağlık ve güvenlik birimlerinde görevli işyeri hekimlerimiz tarafından yapılan sağlık muayenelerine katılım göstermek ve biyolojik risk ajanlarından korunma kapsamında işyeri hekiminin ve işverenin talimatlarına uymak zorundadırlar. Hastanelerde görevli olan ve işveren/başhekimler adına çalışma ortamının gözetiminde çalışanların hijyenik ve güvenli çalışmalarının temini gözeten iş güvenliği uzmanlarının da kişisel korunma kapsamında önermiş olduğu Kişisel Koruyucu Ekipmanları çalışanlar kullanmak zorundadır. Hülasa sevgili dostlar aslında önlemek, ödemekten daha ucuz ve insanidir. Covid 19 pandemisinin yıkıcı etkilerinden sağlık çalışanlarımızı korumak ve çalışanlarında korunma tedbirlerine uyması hem ilgili yasal gereklilik hem de insani bakımdan evrensel bir olgudur. Hepinize kovidsiz kazasız ve belasız günler diliyorum.

Ercan MATTAOĞULLARI
A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı

Devamını Oku